Tarih: 11 Mayıs 2011 Beşiktaş'ım son 6 yılda 4. defa Türkiye Kupasını alarak müthiş bir kupa başarısı gösteriyor. Ligde istediğimiz sonuçları alamasakta Kupa kupadır sonuçta. Maç istatistiklerine fazla takılmadan dikkatimi çeken birkaç konunun altını çizelim..
- Necip: Hem tekniği, hem defansif özellikleriyle bana Türk futbolunun yeni bir Tugay'ı geliyorum diyor artık. Oynadığı mevkideki diğer futbolcuların adından büyük işler yapması özellikle altyapıdan gelen gençleri daha bir cesaretlendirdiği aşikar.
- Rüştü: Futbol hayatı boyunca ilk Türkiye Kupasını Beşiktaş'ta tattığı için ona ayrı bir sevindim :)
- Fernandes: Bu adamın opsiyonu elimizdeyken hala nasıl satın almıyoruz anlamıyorum. Neciple birlikte ortasahaya ve özellikle ofansif akınların başlangıcında müthiş katkıları oldu.
- Bobo: Maçta çok etkisiz olmasını geçiyorum, çünkü artık Beşiktaş'tan ayrılacağını açıkladığı bir maçta zaten çok büyük bir başarı beklemek fazla iyimserlik olurdu sanırım. Yine de herhalde bir daha kırılması çok zor bir gol istatistiklerini de eline aldığı için ve Beşiktaş'ın unutulmaz yabancı futbolcuları arasına adını altın harflerle yazdırdığı için ona minnettarız. Yaptığın hizmetler için teşekkürler Bobo...
- Quaresma: O'nun yerini anlatmak için kelimeler kifayet etmeyecek. Son vuruşlarda etkili olamasa bile maçın en değerli adamı olmayı bildi. Bu kupa maçının ehemmiyeti bir tarafa diğer lig maçlarında bir iddiamız kalmamasına rağmen böyle özverili bir oyuncuya sahip olduğumuz için çok mutluyum.
- Simao: Açıkçası Simao yıllardır benim Beşiktaş formasıyla hayal ettiğim nadir futbolculardan biriydi. Kupa maçında çok ön plana çıkmadı fakat hayatında penaltı kaçırmayan birinin o son penaltı atışında topun arkasına geçtiğinde artık kupayı kazandığımızdan adım kadar emindim. Ondan gelecek sezon ve sonraki yıllar çok daha büyük işler bekliyorum açıkçası..
- Guti: Bu defteri biran önce kapatsak çok iyi ederiz. Hemde iyi bir para teklif ediliyorken göndermemek aptallık olur sanırım. Sinirleri yıpranmış, konsantrasyonu eksik, takımı eski maçlardaki gibi yönlendiremediği gibi fiziki olarakta çok yetersiz bir görüntüsü var artık. Kabul ediyorum büyük bir isim ve bu ismi sayesinde yaptığımız reklama bile değerdi onu transfer etmek ama bu kadarı yeterli sanırım.
Ve Tayfur Hoca: Takımda mutlaka ama mutlaka kalmasını istiyorum. Şu 7-8 maçlık dönemde sırf özgüven ve yerini sağlamlaştırmak için çok tedirgin bir görüntü çizsede ben her zaman yerli ve Beşiktaş'ın evladı hocalardan yanayım. Oyuncuyken kendisini pek yakıştıramazdım Beşiktaş'a oyun yapısı olarak ama bir Teknik Trektör olarak bu camiadan yetişmiş ve onca yıllık kaptanlık yapmış, adamlığıyla kimsenin kötü sözüne maruz kalmamış birinin takımın başında kalmasını kim istemez.. Yabancılarla da çok fazla başarı gelmeyebiliyor ama başarılı olursa Tayfur Hoca en azından Türk futboluna yepyeni bir isim daha kazandırmış oluruz ve bundan da en çok Beşiktaşın kazançlı çıkacağını da söylememe gerek yok herhalde...
Tekrar tebrikler Beşiktaş'ım
Son sözümde Boz Baykuşlar'a: Taraftarlığın sevgiyle aşkla olduğunun en büyük kanıtları.. Özellikle hazırladıkları pankartların ayrı bir güzellikleri var. Hepsi de orjinal ve zeka işi! Futbolu güzelleştirdikleri için ayrı bir teşekkürü hakediyorlar..